Genital siğil nasıl bulaşıyor? Siğil virüsü vucuda nasıl giriyor?
HPV infeksiyonun vücuda girişi genellikle sürtünmeye bağlı travmatize olmuş (hasar görmüş) deri aracılığı ile gerçekleşir.
Prezervatif kullanımı geçişi bir miktar azaltsa da HPV ve siğilin bulaşmasını engellemede tamamen koruyucu değildir.
Cinsel ilişki sırasında kadın ve erkeğin çarpışan bölgelerinde, travma sonucu ciltte meydana gelebilecek mikroskopik yırtıklar HPV nin geçişi için zemin hazırlayacaktır.
Cinsel ilişkinin sertliği, travmanın derecesini belirleyici faktör olduğundan HPV nin bulaşması ile de doğru orantılı olmaktadır.
Cinsel ilişki ile karşı tarafa geçen HPV belli bir süre latent (gizli) enfeksiyon olarak saklı kalacaktır. Latent, subklinik aşamalardan sonra klinik infeksiyon gelişecek yani siğil ortaya çıkacaktır.
Bakirelerde de siğil olabilir mi?
Evet. Bakire bayanlarda hatta çocuk yaştaki kızlarda dahi siğiller görülebilmektedir. Son yıllarda Hera Kliniğe tedavi amacıyla bu şekilde başvuran pek çok bakire bayan bulunmaktadır.
Siğilin bulaşması için tam bir cinsel birleşme gerekli değildir. Cildin ciltle teması, yalnızca sürtünme yoluyla olan cinsel ilişkiler, daha önceden HPV ile bulaşmış maddelerin (ortak iç çamaşırı, havlu kullanımları gibi) cilt ile teması bakire kişilerde siğil oluşmasına neden olabilir.
Özellikle tam olarak steril edilmemiş ağdacılardaki ağda materyelleri, genital bölgeyi temizlemek için kullanılan tıraş jiletleri, dövme ve piercing materyalleri, hijyenik olmayan tuvaletleri kullanma gibi durumlarda da bulaşma olabilmektedir.
HPV pek çok virüsün aksine "dış ortama dayanıklıdır"
HPV virüsünün diğer virüslerden farklı olarak en önemli özelliklerinden birisi dış ortamlardaki dayanabilirliğidir.
HPV, vucut harici dış ortamlarda uzun süre canlılığını koruyabilen ender virüslerden birisidir.
Prezervatif kullanımı siğilin bulaşmasını önler mi?
Hayır yalnızca azaltabilir. Daha önce belirtildiği üzere HPV virusu cilde direkt temas yoluyla geçmektedir. Bu durumda prezervatif kullanımı kesin olarak geçişi önlemede etkin değildir, ancak yine de bir miktar fayda sağlayabilir.
Özellikle geçmişi tam olarak bilinmeyen kişilerle cinsel ilişkide prezervatif kullanımı cinsel yolla bulaşan pek çok hastalığın önüne geçmektedir.
HPV kapıldıktan sonra ciltte siğil nasıl oluşur? Genital siğil nasıl oluşur?
Klinik ve histopatolojik belirtiler genellikle HPV infeksiyonun alınmasından 1-8 ay sonra ortaya çıkar.
Virusun viral reprodüksiyon siklusu gerçekleşirken deride de kalınlaşma (spinal tabakada hiperplazi) şeklinde değişiklikler oluşmaya başlar. Sonunda deriden kabarık, deri renginde veya kahverengi papillomatöz (dışı pürtüklü ve düzensiz, karnıbahar görünümünde) lezyonlar ortaya çıkar.
Yüzeyel yayılımla papillomatöz deri çıkıntıları hızla büyümekte ve yayılmakta bu şekilde "kondilom" adı verilen lezyonlar oluşturmaktadır.
Genital siğil ne tür şikayetler yaratır?
Siğiller kişilerde kozmetik olarak bir sorun yaratmakla birlikte; bazan ağrı, kanama ve kaşıntı gibi şikayetleri de beraberinde getirebilir.
Anogenital siğiller kanser yapar mı?
Hayır.. Genital siğillerin pek çoğu daha önce de değinildiği üzere HPV Tip 6 ve Tip 11'dir. Her iki HPV tipinin genel özelliği de onkojenik (kanser yapıcı) etkisinin oldukça düşük olduğudur. Yani her iki HPV tipi de "düşük riskli (low risk)" gruptandır.
Bu nedenle siğller kanser yapmaz veya kansere dönüşmez. Daha çok kozmetik olarak kötü bir görünüme neden olurlar.
Yine de son derece düşük de olsa kanser riskine karşı kişilerin yıllık olarak düzenli
"smear test" lerini yaptırmalarını Hera Klinik olarak önermekteyiz.
Anogenital siğiller neden tedavi edilmelidir?Siğillerde özellikle kozmetik nedenler, bu lezyonların cinsel eşe bulaştırılmasının engellenmesi ve yarattığı şikayetleri (ağrı, kaşıntı, yanma veya kanama) giderme nedenleri ile tedaviye gerek vardır.
Pek çok kişide bu lezyonların olması kişide cinsel isteksizlik, korku veya endişe durumları yaratabilir. Eşe bulaştırma korkusu pek çok kişiyi hemen tedaviye başlatır.
Genital siğil çıkan hamileler de tedavi edilmeli midir?Evet. Hamilelik vücut direncinin düşmesine neden olduğu için bazı kişilerde önceden olmamasına rağmen hamilelik dönemlerinde genital siğiller ortaya çıkabilir.
Hamileliklerinde anogenital siğiller çıkan gebe hastalar uygun tedavi yönemleri ile tedavi edilebilirler. Gebelikte en uygun tedavi yöntemleri arasında krioterapi (dondurma tedavisi) ve cerrahi eksizyon (lezyonun cerrahi operasyonla çıkarılması) bulunmaktadır.
Gebelikte asit veya kimyasal ile yakma tedavileri önerilmemektedir.
Gebelikte ortaya çıkan kondilomlar dirençli olabilir ve genelde ardısıra bir kaç seans tedaviyi gerektirebilir.
Hamilelikte anosiğil tedavisi yapılmayan gebelerde siğiller hızla artmaktadır. Hatta bu gebelerin normal doğum sırasında bebeklerine HPV geçirme olasılıkları da olduğundan
sezaryen ile doğumları tercih edilmektedir.
Bazan hamilelikte dev kondilomlar bebeğin vajina içinden aşağı inmesine engel olabilecek kütleye dahi ulaşabilir.
Önceden HPV tedavisi gören hamilelerde sezaryen şart mıdır?
Bize sık olarak sorulan sorulardan birisi de anogenital siğil tedavisi görmüş olan kişilerin ileride doğum şeklinin ne olması gerektiği şeklindedir.
Gebeliklerinde veya gebelikten önce HPV tedavisi görmüş hamile bayanların eğer ki gebeliklerinin son dönemlerinde aktif siğilleri yoksa vajinal yolla
normal doğum yapmalarında bir engel bulunmamaktadır.
Genital siğiller kişilerde olumsuz psikolojik etkiler oluşturur...
Pek çok genital siğil şüphesi ile jinekolog veya dermetolog hekime giden kişilerde gereksiz yere kanser olma korku ve endişesi vardır.
Öncelikle tekrar belirtmekte fayda var: Genital siğiller kanser yapmaz veya kansere dönüşmez. Çünkü genital siğil yapan HPV tipleri "low risk" (düşük risk) grubundadır.
Diğer taraftan günümüz itibari ile virüslerin vucuda alındıktan sonra maalesef kesin olarak eradikasyonu yani vucuttan atılması da mümkün değildir.
Her ne kadar bir takım "antiviral hap ve kremler" ile birlikte "immün (bağışıklık) sistemin çalışmasını güçlendirici ilaç tedavileri" uygulanabilmekteyse de bu tedavilerin amacları, virüsün vucuttan tam olarak atılmasından çok vucuda alınmış olan virüsü baskılamak ve çoğalmasını engellemektir.
Cinsel yolla vucuduna HPV,
HSV gibi virüsü alan ve daha sonra bu virüs ile yaşamak zorunda olan hastalarda bir takım
"psikolojik sorunlar" ortaya çıkabilir. Kişiler durumlarını daha da abartarak düşünebilirler; bunun sonucunda
depresyon ve
anksiyete (içsel bunaltı) gibi durumların görülmesi ender değildir.
Eğer genital siğil probleminiz varsa...Genital siğil problemi ile karşı karşıyasanız öncelikle bu durumunuzu kabul ederek güvendiğiniz bir uzman hekime gitmenizi ve bir an önce tedavi olmanızı öneririz.
Daha sonra bu problemi kendinize kabus hailine getirmeden yaşantınıza devam etmenizi ve rutin jinekolojik- dermatolojik kontrollerinizi ihmal etmemenizi öneririz. Birlikte olmayı düşündüğünüz cinsel partnerinize
HPV aşısı yaptırmanız onu da hasta olmaktan koruyacaktır.
Genital siğillerden önleyici HPV aşısı
"Gardasil" dir. Gardasil gebelik haricinde
emzirenlerde ve erkeklerde dahi yapılabilmektedir.
Genital siğil tedavisi görmüş olan kişilerde HPV aşıları yapılabilir mi?
Evet. HPV aşıları
cervarix ve
gardasil genital siğil tedavisi görmüş olan kişilere de yapılabilir, yapılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Her ne kadar siğil ile HPV'yi alan kişilerde tedavi edici etkisi bulunmasa da bu tür aşıların tercih edilmesindeki amaç HPV'nin diğer türlerine karşı koruma oluşmasını sağlamaktır.
HPV aşıları ile ilgili bilgiler için tıklayınız >>>
HPV ve genital siğiller aile problemlerine de neden olabiliyor...
Hera Klinikteki gözlemlerimize göre HPV ve genital siğil sorunu ile karşılaşan kişilerde korku, endişe ve suçluluk duyguları ortaya çıkmaktadır. Ayrıca kendi eşlerine bulaştırmaktan korkan kişilerde cinsel isteksizlik ve eşten uzaklaşma gibi durumlar da ortaya çıkabilir.
Özellikle aile dışında eş ile cinsel ilişki sonrası temasla hastalığın alınması sonucunda boşanmalara kadar gidebilen pek çok ailesel sarsıntılar ortaya çıkabilir.
Bu tür durumları daha soğukkanlılıkla karşılayarak tedavileri zamanında yaptırmak, rutin izlemleri ihmal etmemek ve uyarı-önlemlere dikkat etmek yaşam kalitesindeki pek çok olumsuzlukların önüne geçebilir.
GENİTAL SİĞİL TEDAVİSİ
Genital siğil tedavisinde kullanılan yöntemler, ilaçlar, kremler
Genital siğillerin tedavisinde en sık olarak cerrahi eksizyon (operasyonla lezyonun kesilerek çıkartılması), krioterapi (dondurma), koter (yakma) tedavileri, antiviral kremler ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır.
Cerrrahi tedaviler daha çok anogenital siğillerin yoğun ve iri kümelenmeler (büyük kondilomlar) halinde olduğu durumlarda uygulanır.
I. Eksizyonel yöntemler (lezyonu cerrahi olarak çıkartma)
Genel olarak eksizyonel yöntemler dış genital organların HPV enfeksiyonlarında kullanılmazlar. Bunun istisnası ise dış genital organlarda lokalize çok büyük kondilomların varlığıdır.
Genital sistemin görünür bölümünde çok büyük kondilomların olması durumunda eksizyonel yöntemlerden yararlanılarak büyük parçalar çıkarılır ve daha sonrasında medikal tedavi ile birlikte destrüktif yöntemlerden biri ile tedavi devam ettirilir.
Büyük kondilomalar lokal veya genel anestezi altında cerrahi olarak kesilerek çıkartılabilir. İşlem sonrası çıkartılan bölgeye pansumanların yapılması gereklidir.
Diğer bir yöntem de dış genital organların kondilomlarında eksizyon (çıkartılması) amaçlı
LEEP uygulaması yapılabilir.
Leep nedir?
LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure) ; alternans bir elektrik akımı ile loop uçlarında protein denatürasyonuna neden olarak iki dokuyu ayırabilecek derecede ısı oluşumu sağlayan bir sistemden oluşmuştur. Bu sayede başka hiçbir yere zarar vermeden, son derece rahat bir kontrol ile gerekli patolojik dokunun çıkarılması sağlanacaktır.
LEEP'te tecrübeli bir hekim tarafından uygulandığında, kanama riski yok denecek kadar azdır. Ofis şartlarında, lokal anestezi altında uygulanabilmesi, hastanede yatış gerektirmemesi, komplikasyon riskinin çok düşük oluşu, hasta tarafından telöre edilebilirliği ve uygulama kolaylığı bu yöntemin tercih edilmesine neden olmuştur.
Leep hakkında detaylı bilgi için tıklayınız >>>
II. Destrüktif (yıkıcı) yöntemler
Elektrokoterizasyon (elektrokoagülasyon, elektirikle yakma)
Bipolar koter ile HPV odaklarının lokal anestezi altında yakılmasıdır. Yeterli destrüksiyon sağlandığından emin olunduğu müddetçe bu gün kabul gören en geçerli tedavi yöntemidir.
Özellikle dış genital organlar dediğimiz genital sistemin dışardan görünen bölümünde (cilt ya da mukozal) meydana gelen kondilomların yok edilmesi için idealdir. Çoğu zaman tek oturumda tün odakların yok edilmesi mümkündür. Tedavi süreci kısadır. Fazlaya kaçılması halinde sağlıklı dokularda da hasar meydana getirebileceği unutulmamalıdır.
Kriyoterapi (Dondurma)
Kriyoterapi, likit (sıvı) nitrojenle lezyon ve lezyon çevresinin dondurulması işlemidir. Bu da elektrokuagülasyon gibi başarılı yöntemlerden birisidir.
Krioterapi son yıllarda oldukça sık olarak kullanılmaya başlayan, oldukça etkili, yakma (elektrokoterizasyon) yöntemine göre daha ağrısız ve kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Dondurma işlemi oldukça ağrısız bir işlemdir ve işlem sırasında çoğu zaman anestezik madde gerektirmez.
Krioterapi oldukça güvenilir bir yöntem olup gebelik sırasında ortaya çıkan siğillerin dondurulması amacıyla da kullanılabilmektedir.
CO2 (Karbondioksit) lazer ablasyonu
CO2 esaslı laser destrüksiyonu ile de tedavi sağlanabilir. Başarılı olmakla birlikte diğer tedavi yöntemlerine üstünlüğü olmamasına rağmen oldukça pahalı bir yöntemdir.
Ayrıca CO2 buharı içinde HPV bulunabildiğinden solunum sistemi ile bulaşması ve yayılması da olasıdır. Diğer bir zorluk da uygulamanın çok hassas olmasıdır.
Kimyasal destrüksiyon
Bu amaçla biklorasetik asit, triklorasetik asit, podofilin ve podofilotoksin gibi asitler de kullanılmaktadır. Kimyasal yıkıcı asitler oldukça etkilidir, ancak sağlıklı ciltte de tahriş (iritasyon) etkisine sahip maddelerdir.
Kimyasal yıkıma bağlı inflamasyon, erozyon, ağrı ve ülserasyon oluşabilir. Hastanın kendisinin uygulaması oldukça zordur. Hastanın görüş alanının dışındaki lezyonlara müdahale etmesi güçtür ve sağlıklı deriye dokundurulduğunda burada da harabiyet meydana getirecektir. Ayrıca günlerce, tekrar tekrar uygulamayı gerektirebilen uzun bir tedavi seçeneğidir.
Kimyasal asit tedavileri bebeğe toksik etkisinden dolayı gebelikte uygulanmazlar.
III. Genital Siğil İlaç Tedavileri
İlaçla tedavisi ise immunomodulasyon amacıyla (immün direnci arttırmaya yönelik) uygulanan interferon ve imikimod'lardır. Tedavilerinin uzun sürmesi dezavantajlarıdır.
İnterferonlar, antiproliferatif ve antiviral etkilerinden dolayı kullanılırlar. Tropikal, sistemik veya intralezyonel kullanım seçenekleri vardır.
İmikimode (Imiquimode) ise 2003 yılından bu yana ülkemizde de bulunan saşe-krem formunda, ülkemizde ve yurt dışında "Aldara % 5 krem" adıyla piyasalardadır.
Aldara nedir? Siğil kremi hakkında...
%5 lik İmikimod (Aldara krem), yalnızca siğilin üzerine sürülerek o bölgedeki hücresel tip bağışıklığı arttırarak etki eden bir kimyasaldır.
Aldara bir antiviral değildir. Aldara yalnızca cilt bölgesinde lokalize kalan ilaç o bölgedeki interferon alfa ve sitokinleri aktive ederek immün direnci yükseltir.
Aldara krem sayesinde immün direnç yükselince o bölgeye haraket eden makrofaj ve lenfositler viral patolojiyi giderecektir.
Aldara gebelikte de kullanılabilir mi?
Evet. Gebelikte Kategori B olduğu için güvenle kullanılabilir.
Yapılan bilimsel çalışmalarda da Aldara kremin gebelik ve emzirme dönemide kullanımından ötürü herhangi bir olumsuz etkiye rastlanmamıştır. (Nitekim kremin cilde sürülmesi ile ancak binde 9'luk bir kısmı deriden emilmektedir.)
Aldara kremin kullanımı bağışıklık sistemini de aktive ettiği için ileride olabilecek siğil nükslerinin de önüne geçebileceği iddia edilmektedir.
Genital siğil kremi "Aldara" ile anogenital siğil tedavisi daha uzundur...
Genital siğil tedavisi için kullaılan Aldara krem ile tedavi süresi dondurma ve yakma tedavilerine göre daha uzun sürmektedir.
Adara ile anogenital siğil tedavi süresi haftada 3 uygulama ile 16 haftaya kadar uzayabilir.
Aldaranın yan etkileri nelerdir?
Aldaranın (İmikimod) en çok görülen yan etkisi "eritem" yani ilacın hasta olmayan dokuya sürülmesine bağlı olarak gelişen geçici kızarıklıklardır. Bu nedenle ilaç tatbikinden 6-10 saat içinde ilişki yapılmaması ve sonrasında banyo yapılması önerilir.
Ancak unutulmamalıdır ki genital bölgedeki her lezyon siğil değildir. Tedavi öncesinde mutlaka bir jinekolog veya dermatoloğa başvurulması gereklidir.
Anogenital siğiller uzun dönemde tekrarlayabilir. Özellikle rahim ağzına yerleşmiş olan siğiller ileriki yıllarda az da olsa serviks kanseri (rahim ağzı kanseri) riskini arttırmaktadır.
Siğil nüksleri (tedavi sonrası tekrarlamalar) neden oluşur?
Anogenital siğiller yakma, dondurma ve hatta ilaç tedavileri sonrası bile hayatın belirli dönemlerinde tekrarlama şansına sahiptir. Buradaki en sık neden ise vücudun immün (bağışıklık) sisteminin düşmesi sonucu viral enfeksiyonun aktive olmasıdır.
Vucütta normalde hiç bir şikayet oluşturmayan bazı virüsler gizli olarak barınmakta ve direnç düştüğü zaman kişilerde hastalıklara neden olabilmektedir. Örneğin pek çoğumuz çok korktuğumuz veya yorulduğumuz zaman dudakta uçuk çıkarırız. Bu aslında, Herpes (HSV) Tip 1 virüsünün yarattığı bir enfeksiyondur.
Aynı şekilde çok fazla stres veya yorgunluğa maruz kalan kişilerde "zona hastalığı" gelişebilir. Bu da aslında omurganın köklerinde yerleşmiş olan "su çiçeği virüsü"nün aktive olarak hastalık oluşturmasıdır.
İşte siğillerde benzer özellikler taşıyarak hayatın belli dönemlerinde tekrarlayabilirler. Bu yüzden vücüdun direnci iyi şekilde korunmalıdır. Bu da düzgün beslenme, stesten uzak durma, düzenli bir yaşam ve düzenli egzersiz ile mümkündür.
HPV aşıları artık TÜRKİYE'de ! ! !
Korunma amaçlı aşı çalışmaları HPV’nin E6 ve E7 proteinleri üzerine odaklanmıştır. Bunun nedeni de servikal kanserlerde E6 ve E7 proteinlerinin eksprese edilmesidir. Aşı çalışmaları halen sürdürülmekte olup rutin kullanımları söz konusu değildir. Hastalığın bugün için kesin bir tedavi yöntemi bulunmadığından korunma konusunda eğitim büyük önem taşımaktadır.
Merck firması (MSD) tarafından geliştirilen
Gardasil quadrivalan bir aşı olup
HPV tip 16,18,6,11’e benzer partikülleri içerir ve serviks kanserleri ile prekanseröz lezyonları haricinde dış genital bölgede bulunan siğilleri (condyloma accumulata) de önleyicidir.
Nihayet Gardasil 2007 yılı şubat ayı itibari ile ruhsat aşamasını tamamlayarak ülkemiz ilaç marketinde de yer almaya başlamıştır.
Diğer taraftan 2008 yılının başından itibaren GlaxoSmithKline (GSK) firması tarafından üretilerek sağlık marketinde kendisine yer bulan diğer bir HPV aşısı da
"Cervarix" dir. Bivalan bir HPV aşısı olan Cervarix HPV'nin tip 16 ve tip 18'ine karşı koruyucudur.
Bir ilacın piyasaya çıktıktan sonra
güvenirliliği açısından Amerikan Gıda ve İlaç Teşkilatı'nın onay vermesi (FDA onayı) son derece önemlidir. Günümüzde h
em Gardasil hem de Cervarix, Amerikan Gıda ve İlaç Teşkilatı'nın kullanım onayı olarak bilinen "FDA onayını" almışlardır.
Cervarix ile ilgili ayrıntılı bilgiler için tıklayınız >>>Dileyen hastalarımız HPV aşıları; Gardasil ve Cervarix'i kliniğimizde yaptırabilirler.
Genital siğillerden korunma yolları..
HPV enfeksiyonlarından korunmanın en iyi ve en başarılı yolu bulaşma zincirini kontrol altında tutmaktır. Enfeksiyon cinsel yolla bulaştığı için burada en önemli nokta multipartnerliktir (çok partnerlilik). Kişinin kendisinin ya da cinsel partnerinin multipartnerli olması HPV görülme riskin belirgin bir şekilde artırmaktadır.
Condom (prezervatif) kullanımı cinsel hastalıkların pek çoğunu önlemede başarılı olsa da genital siğiller için her zaman koruyucu olamamaktadır.
Çünkü condom (prezervatif), pubik bölgeyi korumaz, sadece kadında vajinal ve servikal enfeksiyonlardan koruyucu iken, erkekde glans penisin korunmasını sağlayacaktır. Ancak kadında vulvar ve erkekte de penis kökü ve skrotal enfeksiyonlara açık kalma söz konusudur.
SORULAR ile HERA KLİNİK'TE GENİTAL SİĞİL TEDAVİSİ
Anogenital siğil problemi yaşıyorsanız bir an önce tedavi görmenizde fayda var. Aksi takdirde oluşan siğiller çok hızlı bir şekilde büyüyecek ve daha sonraki tedavileriniz uzayacaktır.
Genital bölgede olan şüpheli lezyonlarınız için jinekolog veya dermatoloğunuzdan yardım istemekten asla çekinmeyiniz. Çünkü özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve genital siğiller ülkemizde çok hızlı bir şekilde artış kaydetmektedir.
Genital siğil tedavisi ağrılı mıdır?Genital siğil tedavileri çok ağrılı değildir. Kişiler tedavi aldıkları gün dahi işlerine devam edebilirler.
Kliniğimizde de daha sık tercih ettiğimiz dondurma tedavisi (krioterapi), yakma tedavisine ve cerrahi yöntemlere göre daha rahattır.
Yakma tedavileri (koterizasyon) ve cerrahi çıkartma tedavileri öncesi lokal anestezi enjeksiyonu gerekmektedir. Ancak dondurma tedavisi öncesinde lokal anestezi enjeksiyonuna gerek bulunmamaktadır.
Ayrıca dondurma tedavisi (Krio) sonrası kalan izler, yakma tedavisi sonrası kalan izlerden çok daha azdır.
Tüm bu nedenlerden ötürü biz kliniğimizde krioterapi ile anogenital siğil tedavilerini çok daha fazla tercih etmekteyiz.
Anogenital siğil tedavileri ne kadar sürer?Anogenital siğillerde her seans lezyonların genişliğine göre ortalama
bir kaç dakika ile 5-10 dakika arasında sürmektedir. Bir kür ortalama olarak
3-4 seanstan oluşur, seans aralıkları da hastanın durumuna göre
bir ile iki hafta arası tekrarlanmaktadır.
Genital siğilden parça alınması (biyopsi) ve HPV tiplemesi şart mıdır?Hayır. Eğer lezyonun genital siğil olduğundan herhangi bir şüphe duyulmuyorsa
biyopsi (parça çıkartımı) ve patolojiye göndermenin bir anlamı olmayacakıtr. Ancak şüpheli lezyonlardan biyopsi yapılması önerilmektedir.
Benzer şekilde cerrahi yöntemlerle çıkartılan kondilomların PCR yöntemi ile HPV tiplemesi için genetik laboratuara gönderilmesi de şart değildir. Çünkü genital siğillerin pek çoğu Tip 6 veya Tip 11 olup, bunun bilmenin maddi kayıptan başka bir faydası da olmayacaktır.
HPV Tiplemesi kimler için uygundur?PAP Smear testinde anormal sonuç çıkan hastalarda cerviks (rahim ağzı kanalından) kültür alınarak HPV tiplemesi için laboratuara gönderilebilir.
HPV tiplemesi
PCR (Polimerase Chain Reaction) denilen bir yöntemle yapılmaktadır.
Anormal smear testi için yönetim ile ilgili bölümümüzü okuyunuz >>>
Genital siğil tedavi ücretleri nasıldır?
Kliniğimizde genital siğil ücretleri siğillerin yaygınlığına ve miktarına göre değişmektedir. Bir kür genelde 3 seanstan oluşur ve hastalardan bir kürlük tedavi "paket olarak" ücretlendirilmektedir.
Kliniğimizde erkek, bayan hastalar ve hamilelere genital siğil tedavi hizmetleri verilebilmektedir. Bayan hastaların adetsiz bir dönemde başvurmaları gerekmektedir.
|
Hera Klinik'te Genital Siğil Tedavileri: Kliniğimizde hem erkek hem de kadınlarda lezyonların türüne göre cerrahi eksizyon (lezyonun çıkartılması), krioterapi veya elektrokoter ile uygun şekillerde genital siğil tedavileri uygulanmakta ve tam kür sağlanmaktadır.
Genital siğil tedavi süresi ve genital siğil tedavi ücreti lezyonların büyüklüğüne, genişliğine ve kişinin iyileşme durumuna göre değişmektedir.
Dileyen hastalarımız HPV aşılarını da (Gardasil ve Cervarix) kliniğimizde yaptırabilirler.
Randevu veya bilgi için (312) 426 85 25 numaralı telefondan sekreteryamızı arayabilir veya (532) 452 06 56 numaralı cep telefonundan Op. Dr. Süleyman Eserdağ’a direkt ulaşabilirsiniz.
İstanbul için (216) 386 99 99 no'lu telefonları arayarak muayene veya tedavi için randevü alabilirsiniz ...
|
.
A’dan Z’ye botox ve kozmetik dermatoloji Botoks, lazer epilasyon ve lazer tedavileri, IPL-Lazer uygulamaları karboksiterapi mezoterapi kimyasal peeling antiaging deri dolguları Hera kozmetik dermatoloji ünitesinden uzman dermatolog eşliğinde botox, lazer epilasyon ve tedavileri, IPL-Lazer uygulamaları, karboksiterapi, mezoterapi, kimyasal Peeling, antiaging, deri dolguları, cilt gençleştirme gibi kozmetik dermatoloji uygulamalarını içermektedir.